Pazartesi, Eylül 9, 2006 - Sitemi bakima Aliyorum...
Cok uzun bir sure yurtdisinda oldugumdan dunya ile resmen baglantim kopmus.Beni bilirsiniz renkli bir dunyam ve herzaman cebimde ilgi cekilecek bir konuyla karsinizda olmusumdur.Cok ivedi bir bicimde hazirlaniyorum.Sayfam her ziyaret edilisinde sizi sasirtacak.Aksi halde Vezuvun icine atarim kendimi garanti olsun...
Pazartesi, Eylül 2, 2006 - Uzun Bir Aradan Sonra...
Yaklasik olarak kendimden,islerimden,aliskanliklarimdan,evimden,yurdumdan,ailemden vede degerli dostlarimdan ayri kaldigim kocaman bir alti ay...hani derler ya "Kusun kanadi kalem olsa yazilmaz yasadiklarim"diye.Biraz mubalaga mi yapiyorum bilemiyorum ama aci tatli doyulmaz hatiralariyla hayatimda kucuk bir pencere actigim inanilmaz anilar ve paylasimlar sigdirdigim bir 6 aydan bahsedecegim zaman zaman.Konularimin bircogu belkide anilarim ve hatta bayat esprilerim bile bu alti ayla ilgili olacaktir.Cunki yasantimdan ayri kaldigim bir zaman dilimini konusacagim.
Neler yasandi neler ?Belkide anilarin icerisinde en komik olani bulundugum ulkenin dilini bilmeden o ulkede yasama zorunlulugumun olmasiydi...Diyorum ya gulmekten yikilacaksiniz bazen.Bir an gelecek vede pes dogrusu diyeceksiniz...Bu arada bir inat ugruna kisa zamanda ogrendigim Html dilini uzun zamandir kullanmadigimdan unutmusum biraz.Kendimi tazeliyorum suan.Pek yakinda yazilarimla mesgul edecegim sizleri...
Pazartesi, Mart 6, 2006 - YIKAN VE YAPAN ADAM; ATATURK !
Atatürk’ün askerlik kudretine inanmayan kalmadı. Onun hiç bir savaşta yenildiğini bilmiyoruz.Anafartalar kahramanı Dumlupınar'dan bir harp dâhisi olarak çıkmıştır.
Biz, Ona, Halaskar dedik; kutlu Türk ellerinden düşman sürülerini kovmakla vazifesini bitirdi saniyorduk! Meğer O, savletlerine dayanılmaz bir ezip yıkıcı olmaktan ziyade bulunmaz bir yaratıcı ve yapıcı imiş.300 yıldır 300 milyon düşmanın yıkamadığı bozuk, berbat bir İmparatorluğun çürük çatılarını 3 yılda yerin dibine geçirdi. Bu harabenin üzerine, şimdi 15 inci yılını kutladığımız öyle bir Cumhuriyet âbidesi kurdu ki asırların hârikaları tek yıllara sıkışmış onun ayaklarına yüz sürüyor.Tarihin bile kıskanacağı bu yaratıcı kudret önünde hangi baş eğilmez ? Bu Türk dâhisinin hayatı ve eserleri üzerine şimdiye kadar her dilden binlerce makaleler yazıldı, kitaplar basıldı, ve yer, yer heykeller dikildi!Sağlığında bu kadar mazhariyete eren bir adam öyle sanıyorum ki hiç yoktur.Onun asıl büyüklüğü, başladığı her işi başarmaktan ziyade insan kullanmasını en iyi bilmesinde kendini gösteriyor; belki de muvaffakiyetinin sırrı bundadır.Yalnız Türk âleminde değil, bütün dünyada Atamız kadar sevilen, sayılan bir adam yoktur diyebiliriz. Bu muhabbet, sade bir sempatiden doğmadı : kafalarda fikirle yer tutup kök salan şuurlu bir sevgi.Böyle bahtiyarlığa erenlere haset edilmez, gıpta gösterilmez ;
fakat derin bir hayranlık içinde tazimler sunulur.Onların yeri bu yer değil, tarih
hiç değil, ancak, insan hayallerinin yaratıp yaşattığı efsâne âlemidir! Atatürk,
beşeri ideallerin işte böyle canlı bir sembolü oldu.
Milli Marş'a aşağılama... Deneme kitapçığında İstiklal Marşı'nı aşağılayan Kayseri'deki dersane hakkında soruşturma açıldı Kayseri Emniyet Müdürlüğü, bir dershanenin ÖSS deneme sınavında öğrencilerine sorduğu bir soru hakkında, “İstiklal Marşı'nın alenen aşağılandığı” gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Dershanenin İstanbul'daki genel merkezinde “ÖSS'ye Hazırlık-4” adıyla deneme sınavı kitapçıkları hazırlandı. Kitapçıkların edebiyat soruları bölümünde, ”Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme/Sermayeye satılık her santimi, her gramı/Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı/Kim çok verirse ona sat bu vatanı” dörtlüğü verilerek, bu dörtlüğün hangi şiir türüne örnek olduğu sorusu yer aldı. A kitapçığına 4. soru, B kitapçığına ise 14. soru olarak giren dörtlüğün cevap şıkları ise satirik, dramatik, pastoral, epik ve lirik olarak belirtildi. Genel merkez tarafından tüm şubelere gönderilen soru kitapçığı, dershanenin Kayseri'deki iki şubesinde 24 ve 26 Şubat'ta yapılan deneme sınavlarında öğrencilere dağıtıldı. Bir öğrencinin sorudaki dörtlüğün içeriğinin kabul edilemeyeceğini belirtmesi üzerine, olay dershane yetkililerine iletildi. Daha sonra bir grubun olaya tepki göstermek için eylem hazırlığında olduğu bilgisine ulaşan polis, dershane civarında önlem alarak konuyu araştırdı.
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU
Kayseri Emniyet Müdürlüğü, Cumhuriyet Başsavcılığı'na, TCK'nın 300. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İstiklal Marşı'nı alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” maddesine dayanarak suç duyurusunda bulundu. İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir, konu hakkında inceleme yaptıklarını ve sorunun yer aldığı kitapçığın öğrencilere deneme sınavı olarak dağıtıldığını belirlediklerini söyledi. Soru kitapçığının İstanbul merkez tarafından yurt genelinde tüm şubelere dağıtıldığının anlaşıldığını belirten Özdemir, şöyle konuştu: “Araştırmalarımızda, kaynağı belli olmayan 'İkinci İstiklal Marşı' adı altında yazılmış şiire ulaştık. Bunun, internet sitelerinde de yer aldığını gördük. 'Mehmet Hortum Ersoyan' imzası bulunan ve İstiklal Marşımızın dörtlüklerini çağrıştıran ifadelerle yazılmış şiirin 6. dörtlüğü de soru kitapçığına girmiş. Kabul edilemeyecek bir durum. Konuyu yargıya intikal ettirdik.”
“HALKIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUZ”
Sözkonusu dershanenin kurucu genel müdürü Mustafa Elmasdere ise olayı çok ciddi bir hata ve kesinlikle olmaması gereken bir durum olarak değerlendirdi. Elmasdere, soru kitapçığının İstanbul'dan geldiğini, incelenmesi için öğretmenlere dağıtıldığını, ancak yoğunluktan dolayı gerekli hassasiyetin gösterilemediğinin ortaya çıktığını ifade etti. İstanbul'daki öğretmenlerin 3 bine yakın soru hazırladığını ve sorunun amacına uygun bir örnek olduğu için dörtlüğü kullandıklarına inandığını belirten Elmasdere, şöyle devam etti: “Böyle bir olaydan dolayı son derece üzüntülüyüz. Kurum olarak, farkında olmadan aracı olmak bizi çok üzdü. Asla tasvip edeceğimiz bir durum değil. İstiklal Marşı'nı, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni, Atatürk'ün resmini baş köşelerde taşıdığımız dershanemizde, böyle bir olayın olması bizi çok yıprattı. Halkımızdan özür diliyoruz. Düzeltilmesi için elimizden geleni yapacağız.” Elmasdere, dörtlüğün yer aldığı şiirin kaynağını bulabilmek için araştırma yaptıklarını ve bir kişinin, mevcut siyasi duruma tepki amacıyla yazdığı bilgisine ulaştıklarını bildirdi. Genel merkezin de olaydan büyük üzüntü duyduğunu ve soruşturma başlattığını belirten Elmasdere, soruyu hazırlayan öğretmenlerin çok ciddi şekilde uyarıldığını bildiğini kaydetti.
Hani bazı şeyler vardır duyarız, görürüz, biliriz ama konuşamayız.Bunlar için ya yanlış zamanda yada yanlış yerdeyizdir hep.Bana şimdi söyleyemediklerimiz için fırsat doğdu.Sizlerle paylasmak icin derlemis oldugum icimden kopan ,gonlumden gecen ,pacamdan sizan bu sayfalarda emin olun ki ;YALAN, rezalet, SOYGUN, hortum, SEFALET, cehalet, YALAKALIK VE dalkavuklugun, paraya TAPANLAR, DİN TÜCCARLARININ,Hainlerin TAMAMINA ULAŞABİLECEKSİNİZ..Satır aralarında kaybolan ama ülkemizde olan iyi şeyleri de bu sayfalard
Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı. Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle, Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle! Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü. Gül yüzlü bir afetti ki her pusesi lale; Girdik zaferin koynuna, kindik ovisale Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık;
Allaha giden yolda meleklerle karıştık.
Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından;
Gördük ebedi cedleri bir anda yakından!
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber;
Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber
Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden
Şimşek gibi bir hatıra nal seslerimizden